Kalp Sağlığı ve Kronik (Psikolojik) Stres

Paylaş
 

Kardiyoloji Uzmanı Dr Emre Ertürk hocamız içinde bulunduğumuz pandemi döneminde çok sık hissettiğimiz “stres” ve bunun kalp sağlığımıza etkileriyle ilgili bizi bilgilendirdi.

Psikolojik stres nedir?

Psikolojik stres insanın günlük hayatında karşılaştığı ve sorunları çözemediğinde ya da çözemeyeceğini düşündüğünde hissetmiş olduğu gerilimli ruh halidir. Aslında normal hayatın bir parçasıdır. Ancak günümüz yaşam alışkanlıkları ve içinde yaşadığımız çevrenin sosyokültürel ve ekonomik şartlarında algıladığımız çeşitli olumsuzluklar nedeni ile çoğumuzun stresli dönemleri bitmemekte, giderek  kronikleşmektedir. Günlük yaşam içinde olması gereken ,bizi hayatta tutan (faydamıza olan) stres kronikleştiğinde ise saç köklerimizden ayak parmaklarımıza kadar tüm organlarımız üzerinde olumsuz etkilere sahip. Bu durum zamanla  bizi hasta eden bir düşman haline gelmektedir.

KRONİK STRES KALP DAMAR SAĞLIĞIMIZI NASIL ETKİLER?

Kronik psikolojik stres tüm organ sistemlerimizi olumsuz etkiliyor. Kalp ve damar sistemi vücudumuzda bu süreçten genellikle en çok etkilenen yapıdır.

Kronik psikolojik stresin damar sertliğinin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı (yani daha erken yaşlarda damar kalp hastalığına yakalanmamıza neden olan) ve sonraki dönemlerde de hastalığımızın ilerleyişini hızlandıran bir etkisi olduğu artık geniş tıp çevrelerince kabul görüyor. Ayrıca damar sertliğine neden olan diğer önemli risk faktörlerinin ortaya çıkmasına da zemin hazırlıyor.

STRESİN VÜCUDUMUZA OLUMSUZ ETKİLERİ;

  1. Stresli kişiler genellikle daha çok sigara, alkol tüketir, ( yani bağımlı olma eğilimleri daha fazladır.)
  2. Devamlı stresli olan kişilerin yeme içme alışkanlıkları da genellikle daha düzensizdir (obezite)
  3. Uyku düzenleri de daha bozuk olduğundan yeterince dinlenemezler ve  vücutları kendini yeterince onaramaz.
  4. Bağışıklıkları da normal insanlara göre daha düşük olur. Damarlarımızın kasılıp büzülmesine yani tonusunun  artmasına neden olur, bu kişilerin ortalama kan basınçları topluma göre daha yüksektir, uzun dönemde hipertansiyona meyillidirler.
  5. Hipertansiyonu olanların kan basıncı kontrolünün sağlanmasını güçleştirir. Kalpleri benzer koşullara  sahip insanlara göre daha hızlı çalışır ve zamanla daha çok yorulur ve yıpranır. Hatta damarımız içinde kanın pıhtılaşmaya olan meyilini bile artırır.
  6. Kolesterol ve lipid metabolizması olumsuz etkilenir. Son dönemde tip 2 diabetin yani şeker hastalığının ortaya çıkışını hızlandırdığını ve şeker hastalığı olanların tedavisinin düzene girmesini güçleştirdiğine yönelik akademik çalışmalarda açıklanmaya başladı. Bu kişilerdeki stresin bir nedenden dolayı alevlenen stresi kalp krizini de, her türlü ritim bozukluğunu da tetikleyebilir.

KISACASI; psikolojik stresin olumsuz etkilerinin bir çok parametre üzerinden kalp ve damar sağlığımızı tehdit ettiğini söylemek mümkündür.

Mevlana’nın dediği gibi “Öfke rüzgar gibidir,bir süre sonra diner ama birçok dal kırılmıştır bile” hem kalp sağlığı hem sosyal hayatınızdakilerin kalbini kırmamak adına stresi yönetmek için kişiliğinize ve yaşam şeklinize uygun yolları bulmanızı  tavsiye ediyorum( tıbbi kontrollerinizi aksatmadığınızı ve ilaçlarınızı düzenli kullandığınızı varsayarak söylüyorum)

KRONİK STRES KALP DAMAR HASTALIĞI GELİŞİMİNDE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Çünkü kronik stres dediğimiz olgu günümüzde insanların genellikle ilk ve en erken yaşta tanıştığı kalp damar hastalığı risk faktörüdür. Daha hipertansiyon, şeker hastalığı gibi diğer risk faktörleri henüz ortada hiç yok iken gençlik döneminde ortaya çıkar ve genellikle de en uzun süre maruz kalınan risk faktörüdür.  Ayrıca az önce anlattığım gibi yüksek tansiyon, şeker, kolesterol, zararlı alışkanlıklar vs gibi neredeyse tüm diğer kalp damar hastalığına neden olan risk faktörlerinin de ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Bu nedenle bir kalp doktorunun şahsi fikri olarak şunu söyleyebilirim ki kronik psikolojik stres damar sertliğine bağlı kalp damar hastalığına neden olan belki de en temel ve en önemli risk faktörlerinden biridir.

MADEM BU KADAR ÖNEMLİ NEDEN MUAYENE OLURKEN GENELLİKLE BU MEVZUDAN PEK BAHSEDİLMİYOR? DİYE SORANLARINIZ OLABİLİR. 

Şahsi fikrim, durumun kronik psikolojik stresin kalp damar sistemi üzerindeki direkt ya da dolaylı yoldan neden olduğu olumsuz etkileri araştıran bilimsel çalışmaların henüz yeterli olgunluğa erişememesi nedeni ile biz hekimlerin rehber olarak kullandığı tanı ve tedavi kılavuzlarında henüz hakkettiği yeri kendine açamamasından kaynaklanıyor.

Kimler kronik stres riski altında? 

Stresli mesleklere yönelik medyada çeşitli listelerin yayınlandığına şahit olmuşsunuzdur. Haklılık payı da olabilir ancak ben bu konunun biraz kişinin algısı ile ilişkili olduğunu yani meslek ve koşullara çok bağlamamak gerektiğini düşünüyorum. Çeşitli mesleklerin ve koşulların insanlarda kronik strese neden olma ihtimalinin diğerlerine göre daha fazla olabileceğini düşünmek kulağa rasyonel gelebilir. Ancak şahsi deneyimlerimde mesleği gereği periyodik olarak sıcak çatışmaya girmek zorunda kalan ancak hiçbir stresle ilişkilendirilebilecek durumu olmayan asker polis hastalarım da oldu, masa başı iş yapıp çok stresli olduğundan yakınan da.  Dediğim gibi bu biraz kişinin yapısı ve etrafını algısı ile alakalı gibi. Ne meslek yapıyorsanız yapın eğer kronik psikolojik stresinizin olduğunu düşünüyorsanız öncelikle stresle mücadele etmeyi öğrenmenizi ve erken yaştan itibaren kalp damar sisteminizi periyodik olarak kontrol ettirmeye başlamanızı öneririm.

Kronik stresi olanlardan kimler kalbini kontrol ettirmeli?

Bunun şu yaştan itibaren kontrole başlamak gerek diye bir yaşı yok, eğer risk altında olduğunuzu düşünüyorsanız ya da kronik stres yanında ailenizde erken yaşta kalpten vefat edenler, kalp krizi geçirenler varsa, sigara içiyorsanız, kolesterol ve lipid paneliniz bozuksa, hipertansiyon ya da şeker hastalığınız var ise periyodik olarak kendinizi bir meslektaşıma kontrol ettirmenizi tavsiye ediyorum.  Kalp damar hastalıklarını bir ileri yaş problemi gibi düşünmeyin lütfen, istatistiklere göre tüm kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 10 u 45 yaşın altında meydana geliyor ve kişisel deneyimlerime göre bu kişilerin ölüm oranları diğer kalp krizi geçirenlere göre genellikle daha yüksek.

Kontrol olmak için bir şikayetinizin olmasını ya da bir tuhaflık olduğunu anlamayı beklememenizi de tavsiye ediyorum. Çünkü damar sertliğine bağlı kalp damar hastalıkları son ana kadar genellikle hiçbir şikayete neden olmaz, ya da kalple pek ilişkilendiremediğiniz atipik yakınmalara neden olur, başka bir hastalık zanneder geçiştirirsiniz. Sonra bir anda kalp krizi gibi çok gürültülü ve tehlikeli bir tablo ile genellikle hiç beklemediğiniz bir anda durumunuz aşikar hale gelir ve çok geç olmuş olur. Mantığınızın süzgecinden geçirip durumu daha net anlayabilmeniz için şunu bir düşünmenizi rica ediyorum, “eğer kalp damar hastalığının kalp krizi geçirilmeden birkaç gün önce insanları otomatikman uyaran bir şikayet ya da bulguya neden olma gibi bir karakteri olmuş olsaydı bu kadar genç insan bir anda aniden hayatını kaybeder miydi?” Elbette etmezdi. Bu hastalık genellikle son ana kadar şikayete neden olmuyor maalesef.

Dr Emre Ertürk

Kardiyoloji Uzmanı

www.emreerturk.com.tr

(0216) 565 40 65

Özel Göztepe Hastanesi 

DR EMRE ERTÜRK KİMDİR?

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce) 2003 yılında başarıyla mezun olduktan sonra, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji bölümünde ihtisasımı tamamlayarak Kardiyoloji Uzmanı ünvanımı aldım.

Ardından vatani görev için Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi’nde görev yaptım.

2011 yılında mecburi hizmet için T.C. Sağlık Bakanlığı Giresun İl Sağlık Müdürlüğü Giresun Üniversitesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yaptım. 2015  yılında doğup,büyüdüğüm İstanbul’a döndüm ve hala çalışmakta olduğum Şafak Sağlık Grubu bünyesinde bulunan Arnavutköy Şafak Polikliniğinde göreve başladım.Şu anda Özel GÖZTEPE Hastanesi’nde de hasta kabulu yapmaktayım.Evli ve bir erkek çocuk babasıyım.

Bu yazı 307 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. nuriye dedi ki:

    Tesekkurler hocam sagolun

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

UYARI / DİKKAT! ( Lütfen Okuyunuz ) HastaTV sizlere çeşitli kaynaklardan yararlanarak alternatif olacak doğal ve bitkisel çözümler sunmaktadır kesinlikle sorumluluk kabul etmemektedir.
REKLAM